Eğer yarı otomatik veya otomatik vites
kutulu bir otomobiliniz yoksa heel and toe tekniği ile vites küçültmeyi
öğrenmeniz faydalı olacaktır. Bu tekniğin amacı;
Vites küçültme esnasında ayak debriyajdan çekildiğinde ani bir motor
freninin meydana gelerek arabanın dengesini bozmasının önüne geçmek.
Kavrama esnasında ortaya çıkacak darbenin debriyaj, vites kutusu ve
akslar üzerinde tahribat yapmasını veya ömürlerini kısaltmasını
önlemektir.
Eğer gelecekte daha hızlı gitmeyi düşünüyorsanız bu tekniği kullanmaya
ihtiyacınız olabilir.
VİTES KÜÇÜLTME
Bir viraja yaklaşırken öncelikle hızınızı düşürür ve viraj içi kontrol
ve viraj çıkışında hızlanma için bir veya bir kaç! vites küçültürsünüz.
Bu işlem esnasında muhtemelen ayağınız gazdan çekili olduğundan motor
devri rölanti değerine kadar düşecektir. vitesi küçültüp debriyajdan
ayağınızı çektiğiniz anda ise her ne kadar gaza tekrar bassanız da yarış
tipi debriyajlar sizin yumuşak bir kavrama sağlamanızın önüne
geçecektir. (Zaten sizin o anda bu kadar zamanınız olmayacaktır). Sonuç
olarak kaygan zeminde arabanın kararlılığı bozulabilir veya kıymetli
tahrik aksamınızdan (debriyaj, pirizdirek mili, vites kutusu ve
diferansiyel ve akslarınız) bazı parçalar daha küçük parçalara
ayrılabilir.
Eğer heel and toe tekniğini kullanmak istediğinizi düşünürsek,
yukarıdaki durumda yapılması gerekenler
HEEL AND TOE TEKNİĞİ
Yine aynı viraja yaklaşıyorsunuz. Sağ ayağınız ile frene basarken sol
ile debriyaja basıp vitesi küçültün. Bundan sonra sağ ayağınızın
topuğuyla veya yanıyla (sağ ayağınızın burnu hala fren üzerinde kalacak
şekilde bileğinizi bükerek) gaz pedalına hafifçe dokunup motoru
hızlandırın ve debriyajı bırakın. Evet hepsi bu.. Böylece darbesiz ve
yumuşak bir şekilde vitesinizi küçülttünüz..
Daha çok pist yarışlarında faydalı olacağına inandığım bu tekniği
rallilerde uyguladığımı söyleyemem.. Sanırım bunun nedeni arabamın
motorunun kompresyon değerinin etrafına dehşet saçacak kadar büyük
olmaması, benim bu işi becerememem veya önden çekişli bir araba
kullanıyor olmam nedeniyle özellikle keskin viraj girişlerinde arabanın
arkasının hafiflemesi ve bir miktar kayarak daha kolay biçimde virajı
dönmemi sağlaması.... .... Bahaneleri olabilir:-))
Bu tekniği kolaylıkla kullanabilmeniz için fren pedalı ile gaz pedalı
seviyeleriniz birbirine yakın olmalıdır. En ideal durum kendinizi en
rahat hissettiğiniz durumdur. Ayrıca pek çok sportif pedal kiti bu
tekniği destekleyecek şekilde özel formlarda üretilmektedir. Ayrıca
kullanılan ayakkabılar da çok büyük önem taşımaktadır. Tabanı çok dar
ayakkabılar ile boşu boşuna vakit kaybetmeyin. Normal düz tabanlı bir
yürüyüş ayakkabısı yeterli olacaktır. Tabii en iyisi pahalı bir sürücü
ayakkabısı almak..:-))
PRATİK ÇALIŞMA
Yeniden malum geniş ve boş mekanınızdasınız.. Büyük daireler çizmeye
başlayın ve vitesinizi 2 den 1 e düşürün. Bunu önce alıştığınız şekilde
daha sonra da dahiyane heel and toe tekniğini kullanarak deneyin. 1-2
saat veya 3-5 yüz tekrardan sonra bu işi otomatik olarak yaptığınıza
karar verdiğinizde bu sefer 3 den 2 ye düşmeye peşisıra 3 e çıkmaya ve
yeniden 2 ye düşmeye başlayın. En çok bir ayda bu işi kusursuz derecede
iyi yapabilirsiniz. Bu tür denemeleri trafiğe kapalı alanlarda
yapmanızın herkesin sağlık ve !! mutluluğu !! için yerinde bir davranış
olduğunu unutmayın.
SONUÇ OLARAK
Yarış hayatımda edindiğim en önemli tecrübe; kazaların hep beklenmeyen
zamanlarda geldiği ve arabadan inildiğinde kestirilenden daha fazla
hasar verdiğidir. Güvenlik açısından standart bir araba ile bir yarış
otomobili arasındaki tek benzer nokta; her ikisininde dört tekerlekli
olmalarıdır.
Limited Frenaj
Doğru frenaj yapabilmek ciddi bir beceri işidir. Yavaşlamak
istediğinizde fren pedalına basarsınız. Eğer daha çok yavaşlamak
istiyorsanız pedala biraz daha kuvvetli basarsınız. Bu yaklaşım şehir
içi trafiğinde gezinirken oldukça yeterli olacaktır. Ancak yüksek
performanslı bir sürüş esnasında hızınızı istediğiniz oranda ve mümkün
olan en kısa sürede düşürmeniz önem kazanır.
Eğer fren pedalına gereğinden az basıyorsanız frenaja daha erken
başlamanız gerekecek bu da fren mesafenizi ve sürenizi uzatacaktır.
Bunun aksine frene gereğinden fazla bir kuvvetle basmak da
tekerleklerinizi kilitleyecek, direksiyon kontrolünüz kaybolacak, fren
mesafeniz uzayacak ve lastiklerinizde düz bölgeler şeklinde aşınmalar
meydana gelecektir. Bu durumlardan kaçınmak için yapılması gereken şey
limit frenlemedir.
LİMİT (EŞİK) FRENLEME
Fren pedalına tekerleklerin tam kilitlenme noktasından bir parça daha az
bir basınç uygulanarak yukarıda sözü edilen olumsuz durumların ortaya
çıkmasını önlerken fren mesafesi ve süresini en az değerde tutmaktır.
Fren limiti bir çok parametreye bağlı olarak değişim göstermektedir.
Bunları iki grupta toplamak mümkündür.
Fren limitini alçaltan (tekerleklerin daha kolay kilitlenebileceği)
etkenler:
Meyil inme.
Sıklıkla tekrarlanan tümsekler ve çukurlar.
Gevşek yüzey kaplamaları (tozlu, mıcırlı ve toprak yollar).
Su, yağ, çiğ gibi kayganlığı arttırıcı etkiler.
Büyük kamber açıları ve yolun gidiş doğrultusuna dik yöndeki eğimi.
Aşırı sıcak veya soğuk lastikler
Fren limitini yükselten etkenler:
Meyil tırmanma.
Temiz ve kuru yol yüzeyleri
Uygun sıcaklıktaki lastikler
Yapılması gereken şey; sürüş esnasında yukarıdaki etkenlerin varlığını
ve değişimini sürekli olarak izleyip değerlendirerek fren limitine
olacak etkilerini göz önüne almaktır. Diğer bir değişle yol durumu
değerlendirilmeli ve tekerlekleri kilitlemeksizin en yüksek fren gücü
uygulanacak şekilde pedala uygulanan basınca karar verilmelidir.
SIKLIKLA YAPILAN FRENLEME
HATALARI
- Fren limitinin bilinmemesi dolayısıyla çoğu zaman erken ve hafif
frenaj sonucu frenleme süresi ve mesafesinin uzaması nedeniyle zaman
kayıpları artmaktadır.
- Yukarıdakinin tersine çok geç ve sert fren yapmak da arabayı
kontroldan çıkarabileceği gibi kıymetli yarış lastiklerini de duman
haline getirecektir. (Bu durum daha çok başlarda olmaktadır. Yarış
dergileri okumak yerine yarışmaya başlandıktan bir süre sonra geçer:-)).
- Bu tür sert frenajların sonucu çoğu zaman virajın giriş noktası
kaçırılabilmekte ve yoldan çıkma tehlikesi ortaya çıkmaktadır. Ayrıca
bir süre sonra lastiklerinizden "LAP LAP LAP" diye bir ses duyarsanız
bu, lastiklerinizin bu tür kızaklamalar sonucu üzerlerinde oluşan düz
bölgelerin yere çarpma sesi olabilir.
- Önemli hatalardan birisi de viraj içerisinde dönüş esnasında fren
yapmaktır. Bu düşük süratler için bir sorun teşkil etmez. Ancak yüksek
performanslı bir sürüşte şık bir spin ve yol dışına çıkma ile
sonuçlanabilir. Frenaj işlemi viraj öncesinde bitmiş, hız ayarlanmış
olmalıdır. (Sol ayak freni hariç tabii).
Fren pedalına kıracak gibi çok ani biçimde basmak, pompalamak,
tekmelemek vs. faydasız hareketlerdir.
LİMİT FRENLEME
EGZERSİZLERİ
Limit freni trafikte denemek gerçekten çok tehlikeli sonuçlar
doğurabilir. Küçük bir hata önünüzdekinin arkasından çarpmanıza veya
arkanızdakinin size çarpmasına sebep olacaktır. Bu durum
gerçekleştiğinde üzülmek veya pişmanlık bir işe yaramayacaktır. En iyisi
kendinize boş ve tercihen kaygan bir yol bulmanızdır. Fren pedalına
uyguladığınız basınca konsantre olmanız işinizi kolaylaştırabilir.
- Kendinize bir işaret seçip bu noktadan sabit bir hızla (40-50 km/h ile
başlayın) geçerken frene başlayın ve bunu en kısa durma mesafesini elde
edene kadar tekrarlayın.
- Daha sonra iki işaret arasında çalışmaya başlayacaksınız. Birinci
işareti geçtiğiniz an fren pedalına sabit bir basınç uygulamaya başlayın
ve araç durana kadar bu basıncı değiştirmeyin. Tam ikinci işaretin
üzerinde durana kadar bu egzersizi tekrarlayın.
Görüş Alanı
Araba kullanmayı öğrenirken büyük ihtimal ilk öğrendiğiniz şey nereye
gideceğinize bakmaktır.Size öğütlenenler genelde "Karşıdan gelen trafiğe
bakma seyir ettiğin şeritteki arabaları izle","Ortada yolu bölen
şeritlere değil arasındaki yola bak","Etraftaki duvarlarları değil
önündeki şeridi izle" dir.
Hepsi güvenli ve pratik öğütlerdir ve aynısı yarışlar için de
geçerlidir.Eğer bir spor yaptıysanız veya seyrettiyseniz hangi spor
olursa olsun oyuncunun yaptığı ise değil devamlı ileriye baktığını
görürsünüz.Basketbol futbol oyuncu topu veya sopayı nasıl tuttuğuna
bakmaz. Bunun yerine oyun alanıda gideceği yere yada pas atıcağı yere
bakar. Oyuncunun görüş alanı önündeki birkaç metre değil önünde ve
arkasındaki alandır.Oyuncunun görüş alanı ne kadar fazla ve
kontrolündeyse rakiplerden kurtulma, gideceği yolu planlama ve
diğerlerinin hareketlerini önceden tahmini o kadar başarılıdır.
Oyuncunun kontrolündeki uzaklık ve alanın büyüklüğü o oyuncunun görüş
alanıdır.Bu iki onemli becerinin birleşimini gerektirir.İlk önce oyuncu
etrafındakilerden ziyade önündeki alana bakmalıdır.Nerde olduğuna değil
nereye gitmek istediğine bakmalıdır.İkincisi ise insan gözünün
odaklanabildiği alan ufak ta olsa (göz görebildiği alanın sadece küçük
bir bölümüne odaklanabılır) oyuncu odaklanmadiği yerlerdeki aktiviteleri
de ayırt etmelidir. Bu beceriler sürücülükte de çok kritiktir.Arabalarla
dolu olan bir parkurda derece için ortada olmalıdır ama aynı zamanda boş
parkurda gidebildiği en yüksek hızda giden bir arabayı yönetmek için de
aynı becerileri gerektirir.
Yeterince tecrübesi olmayan sürücülerin öndeki arabaya "tünel görüşü"
ile odaklanması (tünel görüşü:Bir yere dikkatlice odaklanıp başka hiç
birşey görmemek) gibi bir eğilimleri vardır.Bu doğal bir
reaksiyondur.Sürücünün düşünmesi gereken bilgilerin çokluğu sürücüyü
boğabilir ve aracın önünde ne olduğuna konsantre olmak çok
basittir.İleriye bakmak daha fazla bilgi almak demektir.İlk başta çok
zor olabilir.Ama sürücü vites değiştirme, frenleme ve çekiş örnekleme
becerilerini arttırdığı ve bunları otomatikman düşünmeden yapmaya
başladığı noktada görüş alanını geliştirmek için gerekli zamanı
bulur.Günlük yaşamımızdan bir örnek vermek gerekirse bu becerilerle
ilgili;Kaldırımda yürüdüğünüzü ve herkezden hızlı yürümeye calıştığınızı
düşünün. Bunu nasıl yaptığınızı düşünün. Bunu bilinçli yapsanız da
yapmasanız da beyniniz önünüzdekilerin hareketlerini önceden tahim
etmeye calışır.Hızınızın ritim ve zamanlamasıyla birlikte diğer
insanların hızı ve pozisyonunu beyniniz alır ve arada olacak ve sizin
geçmenizi sağlayacak boşlukların nerede ve ne zaman olacagını hesaplar.
Bu hesaplamaların zamanında ve kullanışlı olması için bulunduğunuz
yerden daha ileriye bakmak gerekir.Ne kadar hızlı gitmek isterseniz o
kadar uzağa bakmanız gerekir. Eğer yere veya önünüzdeki birkaç metreye
bakarsanız insanlara çarpmaya başlarsınız. Etrafınızaki binaları çevreyi
farkında olup ileriye bakarak ve etrafınızdaki değişen kosulları
tahminle insanlarin arasından akıcı bir şekilde geçebilirsiniz.
Vücudunuz otomatikman hızını ve pozisyonunuzu değiştirip insanlardan
sakınmanızı sağlar.
Aynı teknik parkurda araç kullanmak için de geçerlidir. Sürücü nerde
olduğuna odaklanamaz. Parkurda nerede olmak istediğine odaklanmalidir.
En sorunsuz ve hızlı şekilde virajı veya virajlar topluluğunu alabilmek
için beyniniz parkurun yeterince ilerisindeki durumun bilgisini almalı
buna göre en sorunsuz çizgiyi hesaplamalı ve ne şekilde pedal ve
direksyona kumanda edeceğini tahmin etmelidir.
Virajda araba kullanmak dört aşamadan
oluşur ve sürücünün bu aşamalardan en az iki olmasa da birini yapmasını
gerektirir.İlk aşama virajdan önceki fren noktasidir. İkincisi içeri
dönüş noktası, üçüncüsü viraj alış noktası, dördüncüsü ise çıkıştır.
Eğer sürücü virajı alırken sadece arabanın bulunduğu aşamaya odaklanırsa
en sorunsuz ve en hızlı şekilde alamayacaktır virajı. Tek ve akıcı bir
çizgi yerine her aşama süpriz gibi gözüküp düzensiz ve dört değişik
çizgide alınır viraj.
Virajlarda arttırılmış görüş alanını kullanmayı tarif etmek için uzun
düz yoldan sonraki tipik bir virajı ele alacağız. Viraja yaklaştıkça
odaklanma noktanız fren yapma noktası olacaktır. Fren noktasına
ulaşmadan birkaç araba boyu önce gözleriniz içeri dönüş noktası
odaklanması gerekir. İleriye bakarken odaklanma dışındaki görüş açınızla
fren noktasına geldiğinde frene basmaya başlayacaksınız. Gözleriniz hala
dönüş noktasına odaklanmış olarak birkaç araba boyu yaklaşılır dönüş
noktasına ve bu sırada viraj alış noktasına odaklanmaya başlanır.
Gözleriniz virajı alış noktasına odaklanmışken yine gözünüzün
odaklanmamış olan açısı ile içeri dönüşe başlarsınız. Virajı alış
noktasına yaklaşırken birkaç araba boyu kalana kadar odaklanmayı
sürdürün ve sonra her zamanki gibi bir sonraki aşama olan çıkış
noktasına odaklanmaya başlayın. Çıkış noktasına odaklanmışken virajı
almanız gerekir. Çıkış noktasına yaklaştıkça önünüzdeki alana bakıyor
olmalısınız ve bir daha odaklanma dışındaki görüş açınızı kullanıp çıkış
noktasına eriştiğinizde virajdan çıkmalısınız. Viraja göre bazı
durumlarda birkaç aşamaya birden konsantre olmanız gerekebilir ve
bunların hepsini odaklanmış olmayan görüş açınızla almanız gerekebilir.
Odaklanırken aynı anda odaklanmış olmayan görüş açınızı kullanmak biraz
çalışma gerektirir.
Bir süre bu teknik sizi odaklanmış olmayan görüş açınızdan emin
olmadığınız için yavaşlatabilir viraj alışlarınızı. Fakat bu tekniğe bir
kere alışıldığı zaman siz de göreceksiniz ki her aşamadaki başarınız
artacak ve daha önce alınabilecek en yüksek süratle aldığınızı
zannettiğiniz virajları daha hızlı alacaksınız. Bu teknikleri
geliştirmek birkaç haftanızı alabilir, ama vazgeçmeyin.
İleriye bakma alışkanlığını geliştirmek için, her zaman ön camın
ortasından sonraki yüksekliğe bakmayı ihmal etmeyin. Birkaç egitimci
bunu size hatırlatmak ve ileri bakma alışkanlığı kazandırmak için
camınıza seloteyp bile koymanızı önerebilir. Boş alanlarda bakış açınızı
sabit tutmayı öğrenin ve odaklanmayan görüş açınızla görmeye alışın.
El Freni İle Viraj Dönmek
90 derece ve üzerindeki sert ve uzun virajların dönülmesinde veya aracın
gidiş yönünün ani olarak değiştirilmesi gereken durumlarda (el freninin
arka tekerlekleri tuttuğu araçlarda) el freni kolu çekilerek arka
tekerleklerin kilitlenmesi sonucunda aracın arkasının kayması sonucu
dönüş yarı çapını küçültmek mümkündür.
Yarış arabalarında özellikle lastiklerin yeri çok sağlam tuttuğu asfalt
zeminde dahi sürücünün arka tekerlekleri kolayca kilitleyebilmesi için
hidrolik el freni pompaları kullanılmaktadır. Standart arabaların
çoğunda bulunan mekanik (telli) el freni donanımları ise toprak ve mıcır
zeminde yeterli işlev görmesine rağmen asfalt zeminde ciddi kuvvetlere
gereksinim duymaktadır.
Araç viraj girişine gelindiğinde frenaj tamamlanmış olmalı ve araç
istenilen hızda ve viteste bulunmalıdır. (Büyük çoğunlukla bir veya iki
vites küçültülmelidir.) Daha sonra sert bir direksiyon hareketiyle
aracın burnu viraja sokulmalı ve hemen el freni kuvvetle çekilerek
meydana gelen merkezkaç kuvvetinin aracın arka kısmını savurması
sağlanmalıdır. Bu işin en kolay kısmını teşkil etmektedir. Eğer zemin
toprak, çamur veya mıcır ise düşük hızlarda bile aracınız hızla virajın
içine doğru yönelecektir (oversteering) bundan sonra el freni bırakılıp
direksiyon ve gaz pedalının aynı anda kullanılmasıyla aracın burnunu
virajın gidiş istikametinde tutmak gerekmektedir. Bunun için çoğu zaman
direksiyonu toplamak ve hatta dönüşün sonuna doğru virajın aksi
istikametine doğru çevirmek gerekebilir. Bu işlemler son derece kararlı
ve şaşmaz bir biçimde gerçekleştirilmelidir. Aksi halde atılan bir spin
çok daha ciddi zaman kayıplarına neden olacaktır. Bu nedenle denemelere
de çok düşük hızlarla başlanmasında sayısız yarar vardır.
El freni çekildiği esnada kolu tepesinde bulunan ve el freninin
boşaltılmasını sağlayan düğme sürekli olarak basılı tutularak el
freninin kilitlenmesinin önüne geçilmelidir. Yarış arabalarında
çoğunlukla bu düğme sökülmüştür. DİKKAT!
Bu yöntem bilerek aracın dengesini bozmak ve arka kısmını savurmak
esasına dayanır. Yeterli ustalığa ulaşılmadan yapılacak böyle bir
hareket, etraftaki çarpılabilecek her şeye çarpma riski taşımaktadır.
Bazı insanların arabalarını ailelerinin bir ferdi olarak gördüklerini ve
haklı olarak “pardon!” cevabını yeterli bulmayacaklarını unutmayın. Bu
tür denemeler için trafiğe kapalı ve ağaçsız!! boş alanlar seçilmesi
sonradan pişman olmanın önüne geçebilir. Ancak takla ve yangın gibi
tehlikeler daima vardır. Bu nedenle tek başınıza ıssız bir yerde bu tür
denemeler yapmak da riskli bir davranıştır.
PRATİK ÇALIŞMA
İlk denemeler için toprak alan üzerine koyacağınız bir plastik kukuleta
veya bidonun etrafından U dönüşü yapmak önerilebilir. Burada el freninin
çekili tutulduğu süre ve direksiyon/gaz kombinasyonu çalışılmalıdır.
Başlangıç için 30-40 km/h lik bir sürat fazlasıyla yeterli olacaktır.
Yukarıda söylenenler önden çekişli bir araç için geçerlidir. Ancak
arkadan iter araçlarda da büyük benzerlik vardır.
Sürüş Pozisyonu
Kontak anahtarini bile çevirmeden önce ilk hazirlamaniz gereken
seylerden biri dogru koltuk pozisyonudur.Buna çogunlukla fazla dikkat
edilmez, veya yanlis örnek alinir ve daha zayif araba kontrolü ve adele
kasilmalarina sebep olur.
Eger çesitli yaris otomobillerine bakarsaniz degisik sekillerde oturus
pozisyonlari oldugunu fark edersiniz.Açik tekerlekli CART ve Formula
arabalarinda genelde sürücü yatar pozisyonda olup kollari gergindir (aslinda
degildir).Tam kaporta kaplamasi olan NASCAR türü yaris arabalarinda ise
söför daha dik ve neredeyse direksiyona yapismis durumdadir. Bu
pozisyonlarin hiç biri binek otomobillerinde kullanilmasi gereken dogru
oturus biçimi degildir. Açik tekerlekli yaris otomobillerinin gövdesi
derin ve kokpit çok dardir.Bu durum sürücünün oturus pozisyonunu
belirler.Sürücünün bacaklari dizde hafif bir açiyla neredeyse uzanmis
pozisyondadir ve ayaklar neredeyse kalçalarin altindadir.Bu araçlarin
pedallari neredeyse birbirine deyecek kadar yakindir.Pedallar bileginizi
germe hareketinden birazcik fazla güç gerektirir.Sürücünün kollarini
oynatabilmesi için çok az yer vardir fakat direksiyonu çevirmek için çok
az bir döndürme yeterlidir.
Açik tekerlekli otomobillerde fonksiyon (sürücünün oturus pozisyonu ve
kontrol operasyonu) aracin formuna (derin ve ince kokpit) göredir.
Dogru koltuk ayari için üç dikkat edilmesi gereken madde vardir.Bunlarin
her biri asagida maddeler halinde genis olarak açiklanmistir.Binek
otomobillerde pedal veya direksiyon sekli sizin yapiniza göre dogru
yapida veya uzunlukta olmayabilir.Fakat biraz fedakarlik edilip dengeli
bir dogru oturus pozisyonu bulunabilir.Üzerinde para harcadiginiz yaris
otomobillerinde veya cadde otomobillerinde pedal kollari veya degisik
çaplarda ve derinliklerde direksiyon modifiyeleri ile mükemmel oturus
pozisyonu saglanabilir.
Madde 1
İlk madde koltuga oturmak, koltuga oturuldugunda ürücünün arkasi
koltugun arkasina dik durumda olmali sürücünün kalçasida koltugun
arkasinda ve altinda olan kesimlerin ortasina sikismis olmalidir.Bacaklarin
içi koltugun zeminiyle temasta olmalidir.Bu pozisyonun amaci sürücünün
vücudu ve koltuk arasindaki temasi en yüksek düzeye çikarmaktir.Bunun
güvenlik açisindan yararlari yaninda da sürücüye en zahmetsiz kullanimi
saglar.
Madde 2
İkinci madde kol pozisyonu.Yukarda tarif edildigi sekilde oturuldugunda
sürücünün kollari tamamen uzanmis durumda bilekler direksiyonun üzerine
konulabilecek uzaklikta olmalidir.
Bu dönüslerde uzanmis kollarin hafifçe dirsekten bükülmesini saglar.Bu
pozisyonun amaci dönüslerde kollarin çok bükülmemesini saglamaktir
(omuzlar direksiyon tamamen çevrilip kollar çapraz pozisyonda iken bile
kalkmayacak sekilde olmalidir).Çok uzatilan ve gerilen kollar çabuk
yorulmaya sebep olup sürücünün direksiyondaki titresimleri hissetmesini
de önler.
Madde 3
Üçüncü madde ise bacak pozisyonu.Bacaklar herhangi bir pedal komple ayak
parmaklarinin altindaki eklemli kisim basildiginda (ucuyla degil),
dizlerden bükülmüs olmalidir.Bu kollarda da oldugu gibi gerilmeyi
engellemek içindir.
Bununla birlikte bir sürü oto meraklisi binek otomobili kullanmaktadir,
bunun için dizlerin konsol altina ya da direksiyonun altina yapisik
olmamasina dikkat etmek gerekir.Hatta birkaç santim bosluk olmasi kaza
aninda yaralanmayi önlemek açisindan çok yararlidir.Sag bacak için daha
fazla diz mesafesi ayirmakta yarar vardir.Böylece topugunuzun frende ve
ayaginizin ucununun gaz pedalinda olmasini saglayip topuk-ayak ucu
seklinde vites düsürebilirsiniz.
Sol Ayak Freni
Sol ayak freni, önden çekişli otomobillerin etkin ve süratli biçimde
kullanılabilmesi açısından en önemli sürüş tekniklerinden birisidir.
Sıklıkla yarış sürücüleri tarafından kullanılmaktadır. Sağ ayak
alışıldığı şekilde gaz pedalına basılı durumdayken sol ayağın da fren
pedalına basmasıyla uygulanmaktadır. Bu teknik aşağıda sıralanan
durumlarda kullanılmaktadır.
Aracın istenilenden az dönmeye (understeering) başladığı durumlarda
(basit olarak önden çekişli bir araca viraj içerisinde gaz verilmesi
durumunda veya çok hızlı olarak viraja girildiğinde) dönüş yarı çapını
küçültmek.
Aracın çok fazla zıplamaya meyilli olduğu engebeli yüzeylerde zıplamayı
sınırlandırmak
Turbo otomobillerde yavaşlamak için gazdan ayağı kaldırmaya gerek
bırakmaması sonucu turbo basıncının düşmemesi ve aracın daha çabuk
süratlenmesini sağlamak..
DİKKAT !
Şu unutulmamalıdır ki bir yarışçı özel etap içerisinde sadece ve sadece
daha hızlı gitmeyi düşünür. Şehir trafiğinde ise sürücünün kendisinin ve
çevre araçlardaki sürücülerin güvenlikleri en önemli unsurdur.
Dolayısıyla burada anlatılanları şehir içi trafiğinde denemek yüzde 90
bir kaza ile sonuçlanacaktır. Trafik kazalarının şakası olmadığı
açıktır.
Ayrıca fren lambalarının sürekli yanması arkadan gelen sürücüyü
şaşırtabilir ve bir kazaya sebep olabilir veya lambanın önündeki
pleksiglas stop camı da eriyebilir. (Bu çok önemli değil..:-))
Bunlara ek olarak fren balataları ve diskleri çok daha hızlı biçimde
aşınacak, fren sistemi aşırı ısınacak, fren hidroliği kaynayarak
frenlerin "şişmesine" sebep olacaktır. Yanı kısaca aracın servis
ihtiyacı ve maliyeti büyüyecektir.
Ralli parkurlarında edindiğim şahsi tecrübelerime dayanarak
söyleyebileceğim son şey eğer sol ayak fren esnasında sağ ve sol
ayaklarınızın işlevlerini karıştırırsanız sonucun epeyce acıklı
olabileceğidir. Bu nedenle iyice ustalaşmadan kullanılmaması yerinde
olacaktır.
İLK UYGULAMA
Evet bu kadar yeter.. Hala vaz geçmediyseniz öncelikle debriyaja
basmaktan hissizleşmiş sol ayağınızı biraz çalıştırmak gerekli.. Bunun
için boş bir asfalt yol bulun ve yaklaşık 30-40 km/h hızla giderken sol
ayağınızı YAVAŞÇA fren pedalının üzerine koyarak aracınızı yavaşlatmayı
deneyin.. İlk denemede çok kolay olmadığını göreceksiniz.. Eğer bir
otomatik vitesli araba bulabilirseniz bu iş daha kolay olabilir.
Direksiyonu kırdıktan sonra sertçe el freni çekildiğinde ne olacağı iyi
kötü bilinmektedir. (bilinmiyorsa yine boş tercihen toprak bir araziye
ve 30-40 km/h sürat!!!:-))
Burada yapılan, ön tekerlekler halen dönüyorken arka tekerleklerin
kilitlenmesi ve bu şekilde yol tutuşlarının azaltılarak, direksiyonun
ani kırılması sonucunda ortaya çıkan merkezkaç kuvvetinin etkisiyle
arabanın arka tarafının savrulmasıdır. Bunun dışarıdan görünüşü ise
oldukça küçük yarı çaplı bir dönüş hareketidir. Bu teknik sıklıkla
yarışlarda çok keskin U virajların dönülmesinde kullanılmaktadır.
Sol ayak fren de sanki el freni çekilmişçesine aracın arkasının
savrulmasını sağlayacaktır. Ancak çok daha hassas bir kontrol yapmak
mümkündür. Öncelikle ön tekerleklerde motor gücü bulunduğundan ve gaza
basılmaya devam edildiğinden ön tekerlekler dönmeye ve yol tutmaya devam
edeceklerdir. Arka tekerlekler ise fren pedalına basıldığı oranda
tutulacaklar hatta kilitleneceklerdir. Böylece aracın dönüş yarı çapı
küçültülebilecektir. Viraj içinde gaz ve fren pedallarıyla oynayarak
istenilen çizgide kalmak mümkündür. Frenden ayak kaldırıldığında dönüş
yarı çapı büyüyecek, fren pedalına basınç uygulandıkça da küçülecektir.
PRATİK ÇALIŞMA
Eh kolay görünüyor değil mi? Artık mevsime göre toprak veya buz zeminli
ve etrafta çarpacak bir şeyler bulunmayan bir alana gitme zamanı geldi..
Bir kaç koni veya plastik kutu ile kendinize virajlar hazırlayıp önce bu
parkuru sol ayak fren yapmadan normal olarak geçin. Ancak bu esnada
yavaşlamak amacıyla fren kullanmak istediğinizde sol ayağınızı kullanın.
Sol ayağınızla istediğiniz hassasiyette fren yapamadığınız sürece sol
ayak frenini başaramazsınız. Bu, başlangıç aşamasında yıllarca sağ elini
kullanmış birinin sol eliyle yazmaya çalışması gibi uğraştırıcı bir
işlemdir.
Şimdi değişik bir şeyler yapma zamanı.. Viraja girdikten sonra motor
gücünü kesmeksizin (gaz pedalı basılı halde) sol ayağınızla fren
uygulayın. Eğer doğru yaptıysanız arabanın arkasının viraj dışına doğru
kaydığını hissedersiniz. Dönüş tamamlandığında (arabanızın burnu girmek
istediğiniz yönü gösterdiğinde) direksiyonu toplayıp, freni bırakmalı ve
gaza basarak yola devam etmelisiniz.
Eğer doğru yaptıysanız arabanızın arkasının ön tekerleklerinin etrafında
(pivot noktası) nasıl döndüğüne şaşıracaksınız. O yüzünüzdeki şaşkın
gülümsemeyi silip tekrar ve tekrar deneyerek aracınız üzerinde tam
hakimiyet kuracak yani arkasını tam istediğiniz noktada istediğiniz
kadar kaydırabilecek şekilde becerinizi arttırabilirsiniz.
İlk denemelerinizde muhtemelen elde edebileceğiniz tek sonuç sadece
arabanın viraj içinde yavaşlamasıdır. Daha az fren kullanarak tekrar
deneyin, ne kadar az bir basınç gerektiğine şaşıracaksınız. Ayrıca önce
direksiyonu kırıp aracı viraja soktuktan sonra fren uygulamayı
unutmayın. Buradan 200 km/h ile gelip viraja girdikten sonra fren
uygulanması gerektiği anlaşılmamalıdır. Böyle yapılırsa sonuç en azından
unutulmaz bir spin ve muhtemelen ciddi bir kaza olacaktır. Söylenmek
istenen; hızı makul bir seviyeye düşürmek için uygulanan frenaj (sol
veya sağ ayakla) bittikten sonra araba viraja sokulup sonra kontrol
amacıyla sol ayak fren uygulanmalıdır.
İlerleyen zamanda sadece dönüşler yerine ardarda iki virajdan
oluşturacağınız S ler ile çalışmaya devam etmelisiniz.
Sol ayak freni uygulamayı öğrendiğinizde aracınızı asla düşünemediğiniz
kadar güvenli ve hızlı biçimde kontrol edebileceğinizi fark edeceksiniz.
Ancak başarısız denemelerin cesaretinizi kırmasına izin vermeyin.
Çalışmaya devam edin ve aniden kolaylaşıverdiğini göreceksiniz.
içeriğinde
ehliyet çeşitleri,ehliyet hakkında bilgi,sürücü kursu hakkında
bilgi,ehliyet tarih,ehliyet yerleri ve ehliyet sonuçlarını,ehliyet
fiyatlarını öğrenebilirsiniz.Ehliyet kursu ile ilgili bilgi
alabilir.Direksiyon eğitimlerini öğrenebilirsiniz.Trafik motor ve
ilkyardım derslerini online öğrenebilirsiniz.Ehliyet testleri çözerek
kendinizi geliştirin.Ehliyet fiyatına bakmadan ehliyet almayın.Pendik te
sizinleyiz.Köprü sürücü kursumuzda hizmetinizde.Trafik,motor ve
ilkyardım derslerini takip edin.ehliyet sorularını çözün.
Uzmanlar Sürücü Kursu Pendik ilçesinde faaliyet göstermektedir.Sitemizin
içeriğinde ehliyet çeşitleri,ehliyet hakkında bilgi,sürücü kursu
hakkında bilgi,ehliyet tarih,ehliyet yerleri ve ehliyet
sonuçlarını,ehliyet fiyatlarını öğrenebilirsiniz.Ehliyet kursu ile
ilgili bilgi alabilir.Direksiyon eğitimlerini öğrenebilirsiniz.Trafik
motor ve ilkyardım derslerini online öğrenebilirsiniz.Ehliyet testleri
çözerek kendinizi geliştirin.Ehliyet fiyatına bakmadan ehliyet
almayın.Pendik te sizinleyiz.Köprü sürücü kursumuzda
hizmetinizde.Trafik,motor ve ilkyardım derslerini takip edin.ehliyet
sorularını çözün.